Escrito

[ÖRNEK] Algı ve tabak: bir yemeği nasıl görürüz?

28 de septiembre · 6 min de lectura

[ÖRNEK YAZI] Bu bir örnek yazıdır; gerçek yazıyla değiştirilecek. Uzunluğu, okudukça yeşeren halkaları görebilmen için.

Önümüze bir tabak koyduklarında önce gözümüzle yemeye başlarız, derler. Bu cümle bana hep biraz eksik gelmiştir. Çünkü gözüm tabağa bakarken yalnız değildir; burnum, elim, hatta o sabah ne yediğim de onunla birlikte bakar.

Merleau-Ponty’yi okurken bu duyguya bir isim buldum: algı, dünyayı uzaktan izleyen bir kamera değil, bedenin dünyaya karışma biçimi. Bir limonu görmek, onun ekşiliğini önceden ağzında taşımak demek.

Bir limonu görmek, onun ekşiliğini önceden ağzında taşımak demek.

Mutfakta bunu her gün yaşıyoruz ama nadiren adını koyuyoruz. Atölyede bir tabağı servis etmeden önce son kez baktığımda aslında neye bakıyorum? Renklere mi, dengeye mi, yoksa o tabağı yiyecek kişinin yüzüne mi?

[Örnek metnin devamı: gerçek yazı burada uzar.]